21.2.13

PARIS DIARY 1




Paris postlarımı bitirdim sonunda:) Bu ilki ve korkmayın 2. si hazır ve hemen arkasından o da gelecek..
 Roma'dan sonra Floransa  ve Venediğin hala gelmeyişi gibi olmasından diye, iki postu aynı anda yazdım sadece farklı zamanlarda yayınlıycam çok uzun olmasın diye ;) Sıkılmanızı istemiyorum..

Paris gitmeye doyamadığım şehirlerden biri.(galiba ilki Londra) 1 kerelik turistik bir şehir değil. Sizi kendine aşık edip ona geri dönmezi sağlıyor.. Ve ona bir sonraki görüşmenize kadar veda etmek hep zor oluyor... Paris'te gidilecek turistik yerleri her yerde kolaylıkla bulabilirsiniz, buyüzden ben daha çok cafe ve restaurantları yazmak istiyorum. Dilerim beğenirsiniz...



Sena ve Özer'i İtalya gezimizden de hatırlıyorsunuz...




Hotel odamız'dan.. Hotelimiz Champs Elysees  civarındaydı ve Avenue Montaigne çok yakındı. Biz çok memnun kaldık, gidecekelre tavsiye edebilirim..
 Chateau Frontenac Hotel


İlk gün hotelden çıkıp yürüyerek Paris'i keşfe çıktık. Sonrasında Eiffel civarında bir cafe'de oturup karnımızı doyurduk.  Paris'te en sevdiğim tatlı olan limonlu merengli tarttan her yerde vardı. Buranın official tatlısı sanki. Ben de her bulduğum yerde yiyerek kendimce lezzet depoladım.. İlk girdiğimiz bu cafedeki tart ise beni benden aldı, keşke adını not alsaydım...




Akşam yemeği için Kong Restaurant'ı seçtik.( sex and the city izleyenler bilir) Oldukça popüler olan bu mekan sonrasında club hizmeti de veriyor. Rue Pont Neuf üzerinde, Marc Jacobs mağzasının oldugu binanın son katında. Mekan çok şık ve çok kalabalıktı. Yemeklere gelince malesef beklentilerimizi karşılamadı. Çok basit bir tavuk ızgara bile saman gibiydi. Kırmızı et de öyle. Bence yemek sonrası birşeyler içmek için tercih edilmesi daha doğru olur. Özellikle üst katın cam tavan altındaki atmosferi çok hoştu.. Gündüz mazaranın çok hoş olduğuna da eminim...




Yemekteki tek iyi şey, tereyağ ve ekmekti. Bu Paris'in her yerinde böyleydi zaten:)




2. gün Louvre müzesi yapacaktık ancak ayın ilk pazar gününe denk geldiği ve ücretsiz oldugu için feci kalabalıktı biz de bir sonraki güne bıraktık..

Hotelden Louvre'a giderken Paris manzaraları..


 Aralık ayı olduğu için yeni yıl süslemeleri vardı..





Kahvaltı için Louvre'un sokağındaki Angelina yı seçtik. Ve süper bir seçim olduğunu gidince anladık. Tam bir Paris kahvaltısı deneyimi için mükemmel bir mekandı. Ama gideceklere tavsiyem 11 den sonraya kalmayın yoksa uzun bir kuyruk beklemek zorunda kalırsınız..



Kruvasan insanı değilimdir ama Paris'te kruvasanlar oyle güzelki yumuşaklıkları, çıtırlıkları kahvaltıyı onlarsız yapamaz oluyorsunuz.. Ama türk olarak çaylı omletli kahvatıya alıştığımzdan onu da istemeyi ihmal etmiyorz. Ben yumurta hakkımı genelde egg benedict'ten yana kullandım. Burdaki cok güzeldi. İlk gelen'de yumurta katıydı ama ben yenisini isteyince hemen değiştirdiler ..



Yeni gelen egg benedict tam kıvamındaydı. Lav misali akan yumurta sarısı;)


Kahvaltı sonrası macaronları deniyoruz.Pariste heryerde macaron var, bolca denemelisiniz:)


Üst kattan fotoğraf denemelerim:)


 Yine louvre yolunda bir bisküvici..


Louvre'a giremedik ama fotoğraf çekmekten de geri kalmadık.



Gurubumuz gittiği yerlerde " sirtaki " yapmadan dönmez .. Bknz kaş tatili..


Louvre'a girmeyince St Germain'e gidip gezmeye karar verdik..


 karşı yakaya pont des arts köprüsünden geçtik.  Aşıkların aşklarını kilitledikleri köprüden:))



Kırmızı burunlu heykelcik:))


Ve St Germain'deyiz. Paris'te olduğunuzu hissettiren en güzel semt. Sokak cafeleri, şarküterileri, pastaneler, restaurant'lar çiçekçiler... Sokaklarında kaybolup keşfin tadını çıkarabileceğiniz yegane yer...





Kusmi Tea bulmuşken birkaç kutu çay almadan olmaz. Renklerin  ve kokunun güzellğinde kayboluyorsunuz..


Poul'de de bir sandivic ve limonlu mereng tart yemeden geçmiyoruz geçmiyoruz..



Paris yazımın birinci kısmı burada bitiyor. Devamı yarın :))

30 comments:

  1. Paul'da oturmuştum:)) Özledim yaaa, kimbilir ne zaman giderim bir daha...

    ReplyDelete
  2. Ay cok guzel bir şehir Paris:)) Resimlerde harika:))Bizim iki cocuk oldugu için bir yere bırakıp ta gidemiyoruz
    Tek cocugu birakmak daha rahat :)))İkinci olmadan bol bol gezin valla :)))Sevgiler

    ReplyDelete
    Replies
    1. bunu ogrendiğim iyi oldu:) biz de keske daha once bolca gezseymişiz dedik:)

      Delete
  3. Cnm beni yeniden Paris'e götürdün şu an:) Beni de erkek arkadaşım (tam bir Sex and the City hayranı olduğum için:) süpriz yapıp Kong'a götürmüştü. Dediğin gibi yemekler ve servis çok iyi değildi ama cam tavan, manzara ve atmosfer müthişti:) Postlarının devamını sabırsızlıkla bekliyorum:)

    http://pukfashion.blogspot.com/

    ReplyDelete
    Replies
    1. aynen tatlım mekan birşeyler içimek için ideal:)

      Delete
  4. Aysunnnn Aysunnn :) şuan zevkten ve sefadan ölebilirim :)
    Hiç yurtdışına çıkmadım. Yarın eşim beni alıp götürse, Parisi karış karış anlatırım bulurum gezerim. Yerim içerim :)
    Eiffel'in önünde de durup senin için pankart açarım. "İLK KEZ GELİYORUM AMA BU ŞEHRE HİÇ YABANCI DEĞİLİM.AYSUN SAĞOLSUN" yazarım :) olmadı araba kiralar arka camına yazdırırım daha etkili olur :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. yaaaa ne güzel. cok sevindim, ben de biryere giderken hep arastırırım . diğer arastıranlara rehber oluyorsam ne güzell..

      Delete
  5. Çok özendim bu posttan sonra sana en çok istediğim şeylerden biri Paris'e gitmek, umarım bir gün bende gidebilirim. :) Berenle birlikte tıpkı Fransız kadınlarına benzemişsin, çok tatlısın :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. cnm insallah sen de yakında gidersin. beğenmene cok sevindim..

      Delete
  6. Çok özendim valla bende! O tatlılar neydi öyledi?!! Canım çekti :(

    http://lagrimas-de-amor.blogspot.com/

    ReplyDelete
    Replies
    1. offf sorma ben bile bakarken kotu oldum:) tekrar hatırlmak iyi omadı, hihihi :))

      Delete
  7. Harika foyograflar:) devamini sabirsizlikla bekliyorum!!

    ReplyDelete
  8. Sevmem Paris'i.) Lyon çok daha keyifli bir şehir.)Bu tabii bana göre)

    ReplyDelete
  9. Geçen hafta Paris'ten döndüm ve ben de dün bir Paris Diary blogu yazdım şimdi seninkini de okuyunca bir özlem hissi duymaya başladım bile :) Londra konusunda ise sana sonuna kadar katılıyorum :)

    walkwalkfashionbabe.blogspot.com

    Sevgiler

    ReplyDelete
    Replies
    1. hahah süper denk gelmiş hemen bakıyorum:)

      Delete
  10. ilk gittiğimde hep tarihi yerleri gezmek için paraladık durduk kendimizi :)ara sokaklara, küçük pastahanelere, ikinci el mağazalara girme şansım hiç olmadı. Senin yazını okuyunca anladım ki tekrar gitmem şart :)))))))))

    ReplyDelete
    Replies
    1. evet ya turistik olayı bitirip parisli gibi gezmenin tadı ayrı..

      Delete
  11. Fransız kadınlarının- insanlarının neden zayıf oldukları belli işte :) Kong'daki o tabaktaki yemekle kim doyar yahu:)) Gerçi bizim Tr'de de bazı fanfirifoş yerlerde yemekler Fransız porsiyonları gibi geliyor :)

    Çok güzel anlatmışsın, fotoğraflar çok keyifli Aysuncum. Daha sık istediğin kadar bolca gidebilmen ve her köşesini bizimle paylaşman dileğiyle . Paris'e hiç gitmedim ama İngiltere'ye (her bir şehrine hiç farketmez) defalarca gidebilirim, hiç bıkmam. Çok seviyorum...

    ReplyDelete
    Replies
    1. hahaha evet ya kong fenaydı. o kucucuk tabagı da bitiremedim zaten. tatsız tuzsuzdu:(

      Delete
  12. Yehhu ! ben gitmeden gelemedi ama paris'e her dem geldigime gore eksik kalanlari da gelecek sefer tadimlarimmm ;) Yalniz ben Kong'u tarif edisine koptum.. Tam bir blogger prensesisin.. Bir de o sirtaki olayina hasta oldum :) Atina sokaklarinda da icip icip yapsaniz cok hoslarina gider eminim.. ;)

    ReplyDelete
    Replies
    1. evet lulucum yetişmedi valla. ben de yok artık yetişir diye atıp tuttum:)) hiihih dediğin gibi birdahaki sefere..

      Delete
  13. Paris'teki tuzlu tereyağ ve ekmek zaten ayrı bir olay! :) ne kadar eğlenmişsiniz birlikte her kare ayrı keyifli bu posttan çıkan ders bir dahakine mutlaka birlikte gitmeliyiz Paris'e! :p çok keyifli bir gezi postu olmuş, biz de otel lokasyonundan çok memnun kaldık bir dahakine de kesinlikle o civarda kalacağız ;)

    ReplyDelete
    Replies
    1. of off hatıratma. migrasta solty french butter satılıyordu bir ara ahh nasl seviyordum..

      Delete
  14. Aysunsum postunu okurken cok keyif aldım ve seninle aynı fikirdeyim, Londra ve Paris de benim için gitmeye doyamadığım 2 şehir :) fotolarınız çok guzel, cok şık detayları yakalamışsın mekanlarda.

    ReplyDelete
    Replies
    1. ortak zevklerimiz zaten. beğenmene sevindim tatlım..

      Delete
  15. Aysuncum harika bir gezi, o meringue lerden canim acayip cekti simdi, kruvasanlar, makaronlar, ayyy tatli krizim tuttu, bir meyvali yogurt yiyim simdi. Bir yandan muhtesem yuzyil i izliyorum bir yandan senin kacirdigim postlarina bakiyorum : )

    ReplyDelete
    Replies
    1. off off sorma ben de tekrarr baktığım için tatlılar bende de fena atki yapıyor:)

      Delete