30.6.11

BEBEKLE İLK TATİLİMİZ BİTTİ



Okadar bekle, gün say tatil gelsin diye, gelince de hemen bitsin:( Bu Kayramla ilk tatilimdi. Aman herşey süperdi bebekle tatil çok kolaymış diyemiyorum, bu cümlemi bekleyenlere üzülerek bildirirm.
Bebekle tatile gidiyorsanız aman gideyim biraz dinleneyim tatil yapayım diye gitmeyin. Biraz değişikik olsun, bebeğime hep evde bakıyorum, onunla hep evde oynuyorum, evde yoruluyorum, biraz da hotelde bakayım diye gidin. Evdekinden zor değil gercekten. Ee bide ev işi yemek derdi de yok demek ki gene de tatilden sayılır. Ama ilk tatil olunca eski tatillerle kıyaslanıyor ve tatil değildiki asıl şimdi tatile ihtiyacım var hissi uyanıyor.

 Canın isteyince denize git, güneşlen olmuyor. Kahvaltı onun uyku saatine göre, güneş onun da gölgede sizinle takılabileceği sürelerde yani 10:30 la 16:00 arası deniz , güneş yok. Kocacım gene bana yaptı kıyağını ve hergün 1,5 saat Kayra uyurken onula odasında kaldı, biz de Esrayla güneşlenebildik bu sürelerde. Ahh o saati nasıl yaşadım anlatamam. Sahilde yüzüme esen rüzgar, güneşi sıcaklığını alıp götürüyor, beni de uyku hali alıyor, sakin, sessiz ve stressiz:)

Akşam 8-9 gibi uyku saati, ee çoçuğu ankucağında uyutup senle gezdiremezsin. Sonra yatağına yatırıken uyanabilir, uyku kıyafetiyle değil çünkü, daha onu giyecek . Ha onu yapan da çoktu. Saat 11-12 bebekler gariplerim yorgun, bebek arabalarında zorla, hatta barda o bangır bangır müzikte. Yuh dedim. O yüzden odaya çekilme saati erkene alınıyor. Biz de beylerle anlaşma yaptık 1 gece onlar gezdi 1 gece biz. Sırayla:)



Tatilden döndükte 6 gün sonra Kayram hastalandı, en büyük olasılık sadece 1 dk, 1 kereliğne heves edip deniz suyu diye kendimi kandırdığım havuz. O hasta olduğu 1 hafta çok zor gecti. Ateş boğaz ağrısı, yemek yememe, ve sürekli katılarak ağlama. Fiziken ve mental olarak kocam da ben de bittik. Gece gündüz ayaktaydık. Garibimin ağlamaktan sesi kısıldı, ertesi gün sesi çatallı ağlıyordu, daha da zordu. Normal ağlama gibi de değil bu insanın yüreği dayanmıyor. Allah kimseye göstermesin. İlk hastalık çok zormuş. 3. gün artık ben de kocamda tukenmiştik. Annemi aradım Bulgaristandan onu çağırdım düşünün. Telefonda da bir yandan ağlıyorum. Sinirlerim yıprandı tabi. O da beni sakinleştirmeye çalışıyor. Çok şükür annem geldi, hatta boşuna sayılır çünkü kayra daha iyiydi, gülücük bile attı o gün. Sonraki gün artık tamamen iyileşmişti diyebilirim. Şuan artık tamamen sağlıklı ama huy değiştirdi, derler ya. Geceleri uyumuyor. bakalım o ne zaman düzelecek.


Arkad görünen yer pastane, allahım bu kadar güzel tatlılar yapan yer zordur, hepsi butik sanki. Favorim  ekler, krem karamel, ve merengli frambuazlı pasta..




Şimdi de gelelim hotele, 
Maxx Royal hotelde kaldık. Hotel ETS nin ortaklığında. Sanırım bu yüzden de ciddi bir reklam kampanyası var. Bize öyle bir tanıtıldı ki anlatamam. Türkiyenin en iyi hoteli dendi. Belki böyle tanıtıldığı için de, biz beklentilerimizi yüksek tuttuk. Gerçekten güzel hotel ama o kadar da değil.

Şöyleki sırayla.

Odaları muhtesem. Kocaman , hepsi suit zaten, dekorasyon malzeme kalitesi, az bulunur cinsten...

Yemekler inanılmaz. Ben yemeğe cok önem veririm. Burda aradığımı buldum. Sadece çeşit değil yemek kalitesi , lezzeti  de süperdi. Gittiğim diğer tüm hotellere göre, çırağandan sonra burasıydı diyebilirm.

Hotel bir ana binadan oluşuyor, içerisi çok güzel dekore edilmiş, malzemeler tasarımlar süper. Bir barı vardı ki off. Görsel şölen.

Hizmet, Garsonlar her an heryerde, aramak zorunda kalmıyorsunuz, hepsi cok tecrübeli belli. Sahil kenarında havuz başında, onlar ellerinde içeçek, dondurma geziyorlar. İsterseniz hepsi zaten dolaplarda duruyor. Al iç. 

Peki sen neyi beğenmedin diyorsanız. Bence hotel arazisi küçük. Yani gerçekte otel, golf resort, dönüm dönüm arazisi var ama senin asıl kullandığın alan, havuzların olduğu , barların olduğu alan az. Bu arada burayı  belkide türkiyenin en büyük hoteli olan rixos premium ve rixos sungate hoteliyle kıyaslıyorum. Diğer 5 yıldızlı birçok hotele gore buyuk bile sayılır. Ama bu fiyat politikasıyla onlarla kıyaslanmalı.  
Benim bu tatilde aldığım karar birdaha hotel nekadar güzel olursa olsun belekte tatil yapmıycam. Deniz dalgalı ve bulanık. Ben denizsiz tatile tatil demem.

Bu üç hotelden tekrar gidecek olsam sungate 'e giderdim. Ki 2 kere gittim. Denizi şahane, havuz arazisi bol , koca koca ağaçları var. Sonra Belekte Rixos Premium. İçinde gondolla gezdiğin, göleti var. o kadar buyukki aqua parka gondolla gidiliyor. Ya da akşam alacart restoranda gölün kenarında yemek yerken, gondolla yanına yanasıp sana serenat yapıyorlar:) Maxx ise kalite olarak belki hepsinden iyi yeni sonucta, (onlar da ilk yıllarında oyleydi), ama dış mekan atraksiyonları eksik.. 

 Sahil barı, akşam da 11 e kadar bar, animasyon gösterileri de burda yapılıyor. Ben ce ayrı bir yer olmalıydı.
 gece klubu





Lobi, orkideler şahaneydi.. Yeni gelen misafirleri şampanyayla karşılıyorlardı...

banyoyu cok sevdim






28.6.11

MARİYAMIN DÜĞÜNÜ

Benim güzel Mariyam 19 haziran Pazar günü evlendi. Çok eğlendiğim bu düğünün eğlenceli görüntülerini paylaşmak istiyorum.
Düğün Beşiktaşta Sardunya restauranttaydı. Denize sıfır restaurantın manzarası çok güzeldi.  Gelinimiz payetlerin su gibi aktığı, etek uçlarında uçuşan, straplez, düz zarif bir gelinlik giyimişti. Mekan da onun gibi abartıdan uzak, sade ve şık olarak süslenmişti.

My beautiful friend Mariya was married last sunday. It was one of the most enjoyable and fun wedding I've gone. 


The bride..
Gelinin çıkışı biz kızlarla birlikteydi. All the single ladies sarkısı eşliğinde  çalışılmış dansımızla çıktık. Eee ne de olsa gelinin son bekar dakikalarıydı:))


Beyler de justin timberlakein adını hatırlayamadığım bir parçasıyla kendi kareografileriyle çıkışlarını yaptılar, bence cok başarılılardı:))

 



Colin's team...


Mariyam masalara davetli kartlarını yerleştiriyor... 


Gelinle Damat evli ilan edilince balonlarımızı gökyüzüne özgür bıraktık...



Handecim, ben ve Mariyam...



PEKİ BEN NE GİYİDİM! / MY OUTFIT!




Ben Geçen yıl hamileyken Nuray'ın düğününde giyidiğim Bebe elbisemi giyidim. işte buarda..



Elbise(dress) :Bebe
Ayakkabı(shoes): Benim gizi ayakkabıcım:) / My secret shoe store




Gözlük çok orjinal değil mi?

PEKİ KİM NE GİYİMİŞ!

Önce caım arkadaşım Gamze;

Elbise(dress): Top Shop
Clutch: Mango
Ayakkabı(shoes):Zara
Yüzük (ring): H&M
Küpe(earings): Mango






Ve düğüne kendi tasarlayı diktiği elbisesiyle katılan Özge Derman. 


Markasının adı Maga.
koleksiyonunu görmek isterseniz
 Elbise(dress) : Maga
Ayakkabılar(shoes): Bershka

İşte Düğünün en şık erkeği Özgür, yanında da gurubun en çılgını Hande...
Tog bazaar yazımda kendisinden bahsetmiştim. Maid in love markasına midnight express te bulabilirsiniz.



Handenin: Elbisesi(dress): Mudo
Muhteşem Bileklik( wristband): Patrizia Pepe



24.6.11

BEKARLIĞA VEDA PARTİSİNDEYİZ

Bir zamanlar öğretmenim olan, sonrasında yanında asistanlıkla başladığım tasarım hayatımda bana yol gösteren yetenekli arkadaşım Mariya evlendi. Kendisinden  buradaki röportajımda bahsetmiştim. 3 hafta önce evlenmeye karar verdiklerini söylediler, hem de haziran 19 da diyip bizim 2 ayağımızı 1 pabuca soktular. Bu süpriz karar hepimizi cok sevindirdi. Yıllardır birliktelerdi ve herkes artık vaktin geldiğini söylüyordu. Düğünümüzü de yaptık ama onun postuna geçmeden önce geçen hafta nişantaşında "harem cafede" yaptığımız bakarlığa veda partisi. İşte o keyifli gece...

Önce ben ne giyidim, 



 bluz: h&m
harici yaka: rana&berna canok burada bahsetmiştim
ayakkabı: mango
çanta: mango
bileklik: Mango( canım Liza'mın hediyesi)







Güzel Mariyam, 




Düğün de gelinle birlikte biz kızlar All the single ladies parçasıyla  dans ederek çıkış yapıcaz, onun provasını yapıyoruz...





onun bardağından da bu çıktı. Düğün hızlı olunca evlenme teklifi bu partiye denk geldi... Biz de şahit olmuş olduk:))




İşte harem cafenin bulunduğu nişantaşındaki atiye sok. Bu halini görmemiştim. Asmalıdan farksız olmuş...