23.2.11

TOKADAN BAŞKA BİRŞEY TAKMA KAFANA:)


Bugünkü yazımdan önce blogspotlara erişimin kapatılmasından dolayı duyduğum üzüntüyü paylaşmak isterim, bu ne saçma birseydir. Nasıl olurda bir başkasının suçunu tüm bloggerlara yüklerler.Umarım birn önce yaptıkları ayıbın farkına varıp, durumu düzeltirler.
"Bloguma Dokunma "kampanyasına twitter ve facebooktan desteğinizi eksik etmeyin.

Ve bugünkü konumuza dönelim....


işte bir kaç taç ve şapka önerisi;



2011 YAZ GÖZLÜK TRENDLERİ

İşte 2011 yaz catwalklarında göze çarpan gözlükler...

decorative modeller,

Yuvarlak gözlükler,
Kedi gözü,
Aviator modelleri

CARROT PANT



pant: pepe jeans
bolero: religion


Geçen yılın çoğunda hamileydim , yani kıyafet seçeneğim oldukça kısıtlıydı. En çok giyimeyi istediğim parçalardan biri de Havuç patalondu. Eski kiloma dönmeme 3 kilo kaldı, yani pantalon alışveişi yapmaya başlayabilirim. Tabi u işe Havuç pantalonla başladım :)

22.2.11

PAZAR KAHVALTISI





Kahvaltı en sevdiğim öğündür, Pazar kahvaltısının yeri ise bizde ayrıdır. Normalde evde kahvaltı etmiyoruz, daha doğrusu edemiyoruz ikimiz de uykucu olduğumuzdan kahvaltıya harcıyacağımız zamanı uykuya değişmiyoruz ve kahvaltımızı işyerinde yapıyoruz. Pazar günü bizim birlikte kahvaltı yapabildiğimiz tek gün. Evde veya dışarda olsun mutlaka özen gösteriyoruz. rumeli hisarı kahvaltı edilebilecek güzel yerlerle dolu. Birçoğuna gittik ama LOKMA açıldığından beri başka yere gitmez olduk. Son zamanlarda aynı yerlere gitmeyi tercihettiğimi fark ettim. Çalışanların sizi tanıması ne istediğini bilmesi çok güzel oluyor.

Gelelim Lokmaya, birkere yeri çok güzel, yüksekte olduğu için boğazı daha güzel görebiliyorsunuz (hergün görsem doymam), çok güzel dekore edilmiş ama en önemlisi yemekleri. Ben bile o kadar güzel yumurta yapamıyorum:P. Benim favorim karışık menemen ve pastırmalı kaşarlı yumurta. Ama sizleri uyarmalıyım cumartesi ve pazarları çok kalabalık oluyor uzun bir süre sıra bekleyebilirsiniz, erken gitmenizde fayda var.

14.2.11

HER ŞEY TADINDA



Çalışmamak hiç kolay değilmiş, evde vakit gecmiyor bir kere. Sabah erkenden kalkıyoruz en gec 7 de kayram uyanıyor. Aslında sakin bir şekilde ağlamadan uyanıyor, yarım saat daha uyuyabilirm o takılırken ama öyle tatlı ve oynamaya hazır ki gel de uyu.
Daha "Uyanmıs mı benim oğlum? " demeden başlıyor gülücükleri atmaya, bacaklarıyla tekmelemeye.. ve güne başlıyoruz.
O gün evdeysek sabahları en sevdiğim şey "Her Şey Tadında"yı seyretmek. Gündüzleri seyredecek bunun gibi kaliteli programlar yok. Hatta cumartesi bir eksiklik hissediyorum sabah sabah ne seyredicem şimdi diyorum:))

Programın sunucularından Sena'yı bir arkadasım vasıtasıyla tanıyorum.. Çok samimi, çok tatlı bir kız. İçinin güzelliği yüzüne yansımış derler ya o cinsten.. Programda da aynı kendi gibi. İçinden geldiği gibi. Bir de Jess var, arada tatlı tatlı kapışıyorlar fikir ayrılıklarından:) Programa biz seyirciler de facebook ve twitter aracılığıyla katılabiliryoruz. Orada hepsini paylaşmasa bile Sena hepsini okuyor mutlaka.. Bu sayede program bir ev sohbeti tadında devam ediyor. Programın çok ciddi fanları var. Biri de benim:)
Her Şey Tadında Türkmax'ta Sabah 9 da başlıyor, önce Esin Övetle "tadında magazin" yapıyorlar, magazinin perde arkasını ve şifrelerini de burdan öğreniyoruz, sonrasında da çok güzel konuklar ağırlıyorlar. Eyup Ustanın yaptığı yemekler var bir de, insanın hemen yapası geliyor. Herkese tavsiye ederim, eminim çok seveceksiniz...

6.2.11

IFW2011 BACKSTAGE

Moda haftasının 2. günü Colin's defilesindeydim. Aslında doğum iznindeyim ama söz konusu defile olunca bende gelmeliyim dedim.. Defile aksam 9 daydı ama biz 5 te ordaydık.Yani Kayracım 2 öğününü mamayla idare etti.

Koleksiyonumuz çok parçadan olustuğundan cok mankenimiz vardı, 40 civarı sanırım. Önce temalara göre makyajları yapıldı, sonra saçları. Adından yürüyüş provaları. İşleri cok zor, o kosusturma cok yorucu.

Kıyafetler geldi, hepsi mankenler için ayrılmıs sekilde asıldı. Mankenler için özel giydiriciler vardı, her kıyafet kombininin üzerindeki fotoğrafa bakıp öyle giydiriyorlardı. Önce bu kadınlar da kim boyle dedim 20 tane domestic 50 yaslarında kadın, anneleri mi gelmiş dedim, oysa profesyonel giydiricilermiş;).

Hazırlanan mankenlere kıyafetleri giydirdiler ve son kez kıyafetli prova yapıldı. Ama ne curcuna, birinin gömleği yoktur, öbürünün ayakkabısı küçük gelir. Mesela ben Özge Ulusoya corabımı vermek zorunda kaldım neyseki kısa surede baska bir tane bulundu da uzun süre çorapsız takılmak zorunda kalmadım:)

Bizim görevimiz sıradaki modelin podyuma çıkmadan önceki son haline bakmak ve düzeltmekti.
Çok fotoğraf cekemedim, hem yoğunluktan hem de sarjım bittiği için:(
işte o günden kareler




İkisi de çok şeker, Pelin gerçekten çok güzel...

giydirici hanımlar..

ilk prova


Serenaya makyaj yapılırken,

Bizim ekip:)
Benden daha ünlüler var benle mi çekileceksiniz dese de evet:) hemen kendini sevdiren insanlardan, içten ve neşeli.Fırça atarken bile...

Göründüğünden daha zayıf, daha kısa ama daha güzel ve narin... Günün süprizi;
Tween ile defilelerimiz arka arkayaydı böyle olunce aynı backstage'i paylaştık, Dita da bize bonus oldu:D
Bu ne güzelliktir, kim olduğunu bilmeden( ronaldonun sevgilisymiş) bayılmıstım kendisine, burda ayakkabsı buyuk geldiği için fırca atıyor, podyumda nerdeyse cıkıyormus:)







IFW'te NE GIYDIM

IFW yazım henuz bıtmedi ama önden bir " ne giydim" yazısı yazayım dedim...
2 secenek arasında kalmıstım, havuc pantalon /ceket ve bu gorduğunuz kombin. Annem öbürünü beğendi ama ben bunlarla daha iyi hissettim. Bu iki secenek de benim hasret kaldığım tarzlardı.. Hamileyken havuc pantalon ve yuksek bel etek giyemememiştim şimdi bol bol giyiyorum, bol elbise benden uzak dursun birsüre:))


Gömlek:COS
Etek: Londra Primark
Kolye: Accessorize

Birde podyumda boy gösterdim:P


5.2.11

KIRMIZI PALTOM

İşte daha önce bahsettiğim kırmızı paltom. İyi ki almışım cok severek giyiyorum. Annemden kalma bu sapkayı da yıllar sonra tekrar giymeye başlamış oldum:)

Bu arada dün Fashion weekteydim. Colin's olarak defilemiz vardı. Hazırlıklar provalar, yorucu ama keyifli bir gündü, onu da toparlayıp yazarım çok geçmeden:)


3.2.11

KEÇE BROŞLAR

Pasaj.com da harika broşlar buldum paylaşmadan geçemiycem.

Bu kış siyah bir palto almıycam demiştim. Kışın soğuk havasını ısıtan renkli bir palto istiyordum ve sonunda istediğim gibi birsey buldum. Hem de indirimden. Kırmızı miss sixty br palto aldım. Ona uygun güzel bir broş arıyordum ki bunları gördüm.
Hala hangisini alsam karar veremedim, sizce?

Gözatmak isterseniz işte burayı ziyaret edin:)




KEÇE BROŞLAR

Pasaj.com da harika broşlar buldum paylaşmadan geçemiycem.

Bu kış siyah bir palto almıycam demiştim. Kışın soğuk havasını ısıtan renkli bir palto istiyordum ve sonunda istediğim gibi birsey buldum. Hem de indirimden. Kırmızı miss sixty br palto aldım. Ona uygun güzel bir broş arıyordum ki bunları gördüm.
Hala hangisini alsam karar veremedim, sizce?

Gözatmak isterseniz işte burayı ziyaret edin:)





1.2.11

KAHVALTILI EV ZİYARETİ

Çoook eski arkadasım, aile dostumuz ve biricik minicik dostum Nurayın düğününden burada bahstetmiştim. Ağustosta evlendi ama ben hamilelik, doğum derken ev ziyaretine gidememiştim.
Geçen hafta annemi ve Kayrayı alıp güzel evine ziayeretine gittik. Güzel evi diyorum mübalağ yapmıyorum, zira -Home Art dergisinn aralık sayısına konuk olmuştu o, eşi ve güzel evi.
Başlık da "sanatla tasarımın dansı"ydı. Bir mimarla bir Ressamın dansı yani:)
Nuray resimlerine blogundan göz atabilirsiniz.
Güzel evlerinde mutlu, uzun seneler yaşasınlar diye dilekte bulunamıyorum çunkü fransız sokağında yeni cici bir ev aldılar. Şimdi orayı yuvaya dönüştürecekler. Bittiğinde dergiden önce ben yayınlarım bu sefer:P

Haa unutmadan, evin dekorasyonu bir harika olabilir ama beni asıl mest eden hazırladığı kahvaltıydı. Ellerine sağlık Nuraycım, masan da tabloların gibiydi:)