11.1.11

DOĞUM HİKAYEMİZ

Pazartesi günü biricik oğlum 2 aylık oldu, artık ikimizde daha tecrübeliyiz. Ben anne olmayı öğreniyorum o da dünyamıza alışıyor. Artık kayramla maceralarımızı anlatamaya başlayabilirim.

Oğlumun minik ayakları:)
ÖNCE DOĞUM


Doğum sancılarım gece yarısı baslamıstı, onalrın gercek olduğu anlamak gercekten zor. Yaklasık bir saat süre tuttum, kaç dakikada bir geliyor diye, 7-8 dk da 1 di. Özgünü uyandırdım, tabi o bunu ciddiye almadı, sanırım sancıların gelmesini daha şaşalı bekliyordu ne biliyim bir orkestra eşliğinde geleceğini sanıyordu belki:) neyse uyku sersemliğinden diyelim. Biraz da onunla gözlemledikten sonra hastaneye gitmeye karar verdik. Ben herseyi yanımıza almalıyız derken o hala daha vakti gelmedi deyip, bizi geri gönderecekler, boşuna almayalım diyordu...

Hastanede anladıkki onlar gerçek sancıymış, başladık beklemeye. Sancılar cok sık başlamasına rağmen dayanılmayacak ağrılar değildi. Benimle ilgilenen hemşire ağrı eşiğimin yüksek olduğunu, bir çok hamilenin bağırıp çağırdığı sancıların bunlar olduğunu söyledi. Sancı gelmeden başlayacağını anlıyorsunuz.. giderek artan bir kasılma ve bir peak noktası var sancının dayanılmazlığıda bu peak noktasında kalma süresi. Bu süre önceleri bir kac saniyeyken sonlara dağru 20-30 saniyeye çıkmıştı. Eğer kendinizi bırakmazsanız, bağarmazsanız sakin sakin nefes alıp vermeye devam edeseniz ( filmlerdeki gibi hızlı hızlı "hu hu " diye değil:) dayanması daha kalay. Bir iki kere bağırma gafletinde bulundum, toparlayıp sakinleşemedim de sancı bitmek bilmedi. 11 saatlik sancıdan sonra hala bebek doğum kanalına girmemişti, doktorum daha fazla beklemeyi uygun görmedi ve sezaryene karar verdik. Ama sorun şu ki eşim o anda hastanede değil, o gun arabayı almak için 1 günlüğüne istanbula gelen bir alıcının yanına gitmişti ( o gun doğuracağımı tahmin edememişik) telefon açıp acele et dedim ama hemşireler çoktan beni ameliyat için hazırlamaya başlamıştı. Daha mutsuz olamazdım hiç birşey planladığım gibi gitmiyordu.. Normal doğum olmuyordu ve yalnızdım:(

Ameliyathaneye girerken hala doktoruma ama daha "Özgün gelmedi " diyordum. Girerken yanımda Nilay (düşler denizi) vardı, doğum fotoğraflarımı o çekecekti. Onun orda olması beni biraz rahatlatmıştı, tanıdık bir yüz iyi hissetiriyordu. Önce onu içeri almak istemediler ama profesyonel doğum fotoğrafcısı olduğunu soyleyince aldılar, eşim de gelecek deyince ise "eşlere izin vermiyoruz" dediler. Ben de kendimi burada olsa da yanıma gelemeyecekti diye avutmaya çalıştım.

Ameliyathaneye girince çok korkutucu olmadığını düşündüm.. geniş ve aydınlıktı. Tam bayıltacaklarken anladımki genel anestezi yapacaklar, hemen epidural istediğimi söyledim, doktoruma baktılar. Benim için yeri ayrıdır sevgili hocam prof. Dr. Fahri Öçer "Aysuncum yan etkileri var biliyorsun" dedi. Ben de " hocam zaten normal doğum yapamıyorum, bari bebeğimin doğumuna şahit olayım" dedim. Önce inatçılığımdan dem vurdu ama sonunda tamam dedi:)
Belime yapılan iğneyi hiç hissetmedim. Bacaklarım soğumaya ve ağırlaşmaya başladı. Sonra beni yattırdılar. Kapıdan bir hemşire girdi ve "Hocam hastanın eşi sizinle görüşmek istiyor" dedi. Hislerimi anlatamam.. yetişmişti.. İçerdekiler eşi de kendisi gibi inatçı diye gülüştüler:) Döndüğünde yanında biricik kocam vardı. (Anlattıklarına göre önce onu almak istememişer , o da doktorla görüşmek istiyorum demiş ama diretmişler o da "içerdeki benim karım ya çağırın doktoru yada karımı geri getirin" demiş:) Doktorumuza da "hocam beni içeri almazsanız beni yakarsınız, bir ömür dinlerim yanımda yoktun diye, içeri girmem şart" demiş ve tüm bu çabaları sonucunda içeri girmeyi başarmış...

Operasyon başladı, ben bir perdenin arkasındaydım.. kocamla el ele göz göze neler olduğundan habersiz çok sakin ve neşeliydim. Hiç acı hissetmedim sadece dokunduklarını anlıyordum. Onlar "daha başlamadık" dediklerinde aslında operasyon bitmek üzereymiş. 15- 20 dk sonra oğlumun ağlama sesini duydum, 1O Kasım 2010 saat 12:21 de oğlum doğdu.. tarifi çok zor o anki hislerimin, daha önce tahmin edemediğim bambaşka birşey. Mutlaka yaşanmalı, genel anestezi yerine epiduralin en büyük artısı; o an. O ağlama sesi bir başka daha sonrakilere benzemiyor. Dünyaya ve bize merhaba deyiş biçimi. Özgün şaşırtıcı birşekilde herşeyi seyretmişti, gözünü kırpmadı. Orada olduğu için çok mutluydu.. "eğer orada olmasaydım neler kaçırdığımı bilemeyecektim, her baba mutlaka bunu tatmalı" diyor..

Oğlum temizlenirken hala cıyak cıyak ağlıyordu. Yanımdaki hemşire " bak şimdi onu sana getirdiklerinde nasılda susacak" dedi. Ve öyle de oldu, oğlum yanımda sustu, gözleri kapalıydı sıcacıktı ve mis gibi kokuyordu. Kavuşma anını slow motion gibi hatırlıyorum. Sonra onu götürdüler ve benim operasyonuma devam ettiler. Sakinleştirici istermisin diye sordular ben hayır çok iyiyim dedim ama Özgünün isteğiyle vermişler biraz uyumuşum. İyi de olmuş.

Sonra odama çıktım. Biraz sonra giyinmiş oğlumu pamuk gibi getirdiler. Acemilikle nasıl tutacağımı nasıl besleyeceğimi bilemiyordum. Öğrenmek de bir süre aldı. Bazen altını değiştirmek için götürüyorlardı, o kısacık sürede bile onu özlüyordum. Lahusalığın verdiği duygusallıkla karışık ilk 2-3 gun mutluluk ve huznu beraber yasadım. O kadar küçük ve acizdi ki, onun bu hallerine süreklikli ağlıyordum. Aklıma simdi nerde okuduğumu hatırlayamadığım bir annenin yazdıkları geliyordu, "anne olunca kimsesiz cocuklara, terkedilen bebekler için daha da uzulmeye başladım" demişti. Ben de o bebekler için ağlıyordum. Hastanede korunaklı onu seven annesi ve babası yanındayken bile korumasız görenen oğlum kadar sanslı olmayan bebeklere...

Bebeğim hastanede çok sessizdi hep uyuyordu ama sakın hastanedeki o hallerine aldanmayın, eve gidince acısısını çıkarıyorlar:) Eve dönüş maceralarımızı da bir sonraki boş vaktimde anlatırım...

17 comments:

  1. ne kadar güzel duygu yüklü bir hikaye:) güle güle büyütün sevimli pembiş yüzlü miniğinizi:)hep mutlu olun:)
    sevgiler

    ReplyDelete
  2. Ağlayarak okudum, ne güzel yazmışsınız. Doğum sonrası ilk günleri de merakla bekliyorum.

    ReplyDelete
  3. Meyra,
    teşekkür ederim.. allah herkese nasip etsin.

    3kişilikdünyam
    hamileyken ben de senin gibiydim hetşeye ağlıyordum ama inan anlatabildiklerim hissettiklerimin cok azı. yakında ne demek istediğimi anlayacaksın Allah izin verirse...

    ReplyDelete
  4. Dedemler 38 göçmeni, gitmek kısmet olmadı ama görmek istiyorum doğrusu oraları.
    Allah bağışlasın nazar değmesin..ve bir ömür sağlık huzur mutluluk içinde yaşamak nasip olsun.

    Büyük oğlum bebekken dirseğimden parmak ucuna kadar ufacıktı şimdi 17 yaşında ve 1.80 oldu başımı kaldırıp bakıyorum..zaman nasıl geçti hiç bilemedim.

    ReplyDelete
  5. maşallah, insallah bizde o günleri görebiliriz:)

    vakit bulursanız gidip görün ben senede br gidiyorum...cok güzel yerler var..

    ReplyDelete
  6. Belki bu yaz giderim, hala akrabalar varken.

    ReplyDelete
  7. allah analı babalı büyütmek nasip etsin. yazdıkların çok güzel. sağlık, mutluluk ve huzur diliyorum üçünüze... :)

    ReplyDelete
  8. Ne güzel bir hikaye.Güle güle,sağlıkla büyüsün minik adam:))

    ReplyDelete
  9. Allah analı babalı büyütsün hep güzel günlerini göstersin inşallah.

    ReplyDelete
  10. Meltist, güzel dileklerine teşekkürler.

    Sihirli günce, inşallah büyüdüğünü de görücez...

    çeşnici handan, amin hepimize..

    ReplyDelete
  11. allah analı babalı büyütsün..bundan sonrası,işiniz zor ama tarifi imkansız bir güzellik..her anın tadını çıkarın..mutluluklar canm..:)

    ReplyDelete
  12. ne güzel anlatmışsın duygularını ne güzel şeyler bunlar:) minik oğlun hoşgelmiş eşin ve çocugunla hep mutlu olun;))

    ReplyDelete
  13. yasmin, zorluk derken ne demek istediğini anlıyıyorum:))

    Nillo,inşallah çok tesekkur ederim.

    ReplyDelete
  14. hem okudum hem kafamda canlandırdım :D Öyle kaptırmışım ki yazı bitince yüzümdeki salak gülümsemeyi farkettim.. :D Sağlıkla büyüsün şansı her zaman bol olsunn..

    ReplyDelete
  15. ya ya çok duygulandım ya ben kesın anne olmalıyım :)çok guzel anltmıssın emınım cok farklı bır duygudur anlatılmaz yasanır dedıklerı bu olsa gerek


    http://waysofgrace.blogspot.com/

    ReplyDelete
  16. Benim de bir oglum var, cok cok kolay bir dogumla geldi, isteyen herkese saglikli bir cocuk dilerim annelik hicbir seye benzemiyor. Bu arada oglunla dogum gunumuz ayniymis annesi ben de 10 kasim dogumluyum, op onu benim icin:)

    ReplyDelete
  17. ahh ben suan salma mumuk oldum :)) ne guzel yazmissin Aysun'cum... Kendi hamileligimin son anlarini, sancilarimi, hastaneye gidisimizi, sakinligimi ama aslinda senin gibi ne siddetli sancilar cektigimi, doktorumla diyaloglarimizi ve canim Ask'imin yanimda olmasinin verdigi buyuk huzuru yasadim, hissettim yeniden... Kesinlikle cok keyifli bir hikaye bu.. Paylastigin icin cok tesekkur ediyorum.. :)

    ReplyDelete