9.12.10

DAĞ MODASI


Her sene kasımda başlardım beklemeye, ne zaman kar yağacak, önce uludağa mı, kartalkaya mı, kaç cm oldu? Board tutkusu boyle bir şey, her başlayan bu hale geliyor, her hafta gitse doymuyor. 2 yıldır kar geç gelip bizleri uzuyor, gecen yıl ocakta erciyese gitmiştik ( skiciyiz.biz üyeleriyle) ve kar yok denecek kadar azdı. Bu yıl da oyle olmaz umarım.
Haberlerde yurda kar geliyor diye duyunca cok sevindim( kayram birkaç aylık olmadan gidemeyecek olsamda) hergün meteorolojiyi takip eden kayak ve board tutkunları için çok sevindim...
Bu yılın kayak ve board kıyafetleriyle ilgili yazıma başlamadan önce, bu sporlara gönül verenlerin bir araya geldiği, muhtesem bir forum sitesinden bahsetmek istiyorum.
Kurucularının hepsi bu spora aşık, hepsi eğitimli, eğlenceli ve yoğun iş tempolarına rağmen site için karşılık beklemeden çalışan arkadaşlar. Kış sporlarını seviyorsanız, yapıyorsanız veya yapmak istiyorsanız siteyi mutlaka ziyaret edin....


Sitenin adını önceleri yadırgamıştım ama espirili olan bu ismin akılda kalıcı olduğu kesin. Bu sitenin en önemli özelliği yurtışında birçok örneği olan eğitici videoların türkiyede eksikliğini farkedip vakit ayırıp kendilerinin hazırlaması. Boarda yeni başlayanlar için süper bir rehber diyebilirim. Bir de sitenin üyelerine sağladığı avantajlar da var. Daha uygun fiyatlatlı dağ turları, spx gibi bazı spor mağzalarında indirimler. Benim bu siteyle bağım ise sitenin avatarı olan bordcu genç çizimi, bu sayede sitenin visual designerı ünvanını aldım:)

Bu fotoğraf Kartalkayadan, ben çok seviyorum, çok eğlenceli bir gündü:)


Şimdi gelelim bu yılın dağ modasına; board denince ülkemizde akla ilk gelen marka burton. Burton'ın bu yılki koleksiyonu yine çok renkli ve enerjik;


Rossignol benim çok beğendiğim bir marka. Aslen kayak markası olsada, snowbord koleksiyonu da çok başarılı. Yeşil mor kombinasyonu benim favorim...
Bognerin feminen koleksiyonu kayakçılar için süper ama lüx kategorisine giren bu markanın fiyarları oldukça yüksek, örneğin ilk fotograftaki pembe ceket 1000 dolar. Ne kadar fazla dolar o kadar fazla moda:))




8.12.10

SONBAHAR/KIŞ CİCİLERİMİZ

Bu bir moda blogu, malum :) ama uzun zamandır hayatımın yeni merkezi, oğlumla ilgili yazılar yazdım. Şimdi de ikisini birleştireyim dedim, oğlumun stilinden bahsetmek istedim.
Evet şuanda bu, benim onun için seçtiğim stil. O kendi stilini seçecek kadar büyüyene kadar en azından.
Yaptığım seçimlerden anladım ki, ben onu bebek değil de küçük bir insan gibi giydirmek istiyorum, serseri, asi bir tarzı olsun istiyorum :))

Oğlum 1 aylık oldu, geleneksel olarak ( havaların soğuk olması sebebiyle de ) 40 günlük olmadan pek gezmelere gitmedik. Evde rahat hareket etmesi açısından genelde tulumlar giyidiriyorum.
Ama gezmelere giderken cicilerini giyimeye başlıycaz, zaten onları anca giyebilecek kadar büyüdü. Bu nekadar küçük dediğim kıyafetler bile doğduğunda kocamandı:)


işte gardrobumuz ve içinden seçmeler;




Ayaksız beyaz tulum dıarı çıkarken battaniye yerine çok kullanışlı. İçi tüğlü yumuşacık. Bu güzel hediyesi için Esra teyzesine burdan da teşekkür edelim..
Lacivert Triko tulum ise benim favorilerimden:)
Aşağıdaki aksesuarları ise Londraya giden Hayrişe sipariş etmiştim. Bunlar gibi birsürü güzel şey daha almış:))

5.12.10

KAYRAMIN ODASI

İşte oğlumun odası:



Bebeğim odasını çok büyük bir keyifle hazırladım, her detayını uzun uzun düşündüm, araştırdım, buldum. Bebek sahibi olmak da ufak çapta evlenmek gibiymiş, bir sürü iş. Mobilyası, duvar kağıdı, perdesi, nevresimi, avizesi...


Mobilyası: Lego bebe
Perde, cibinlik ve sedir pufu: Persan
Yastıkar, nevresim : Zara home
Duvar kağıdı: Jacadi


30.11.10

BEBEK ARABALARINDA MODA

Bebek arabası deyip geçmeyin, bir dünya çeşit var. Konu bebekle ilgili olunca "google"da bol bol arastırma demek. Ben de bu konuda çok araştırdım, forumlarda gezip kimler hangi modelden memnun, kimler şikayetçi, bir bebek arabasında nelere dikkat edilmeli araştırdım, gerçi sonunda tasrımına bakıp karar verdim ama olsun:)

Burada da her şeyde olduğu gibi top markalar var. En güzel olanlar tabi ki fiyatları yüksek olanlar. Birşeyin moda olması için, ünlülerin tercih etmesi gerekiyor pek tabi. Benim araştırmalarım sonuncunda Türkiyede de bulabileceğiniz güzel ve moda markalar; Bugaboo, maxi cosi(quinny), orbit ve stokke. Benim favorim ve tercihim Stokke:)

Yeni bebek arabalarına, bebek 7-8 aylık oluncaya kadar kullanabildiği anakucağı (bebeği arabada taşımak için olan) adapte olabiliyor. Genelde ana kucağında maxi cosi tavsiye ediliyor. Ben de maxi cosi cabriofix anakucağı aldım. Bir aparat yardımıyla stokkeye adapte oluyor.
Aslında bu yıl stokke anakucağı da yaptı, ama Turkiye'ye henüz gelmedi. En azından Kayramın doğumuna yetişmedi. Yakında geliyormuş, dileyenler ona da gözatabilirler.
işte bazı ünlüler ve terihleri...
Stokke , Maxi cosi anakucağı ile
Stokkenin en önemli özelliği bebeğin yuksekte ve anneye dönük bir şekilde oturması ve anneyle iletişimin daha güzel sağlanması...
Bunlarda stokkenin kış aksesuarları , süper değil mi:))
Orbit tasarımıyla dikkat çekiyor, anakucağı 360 derece donebiliyor...
Maxi Cosi'lerin en önemli özellikleri hafiflikleri ve az yer kaplamaları...


Bugaboo'lar özellikle sporcu anneler için...


27.11.10

BEBEK ŞEKERİ

10 Kasım 2010 günü biricik oğlumuz Kayramıza kavuştuk. Dünya üzerinde bu duyguları anlatabilecek sözler yok, büyüklerin dediği gibi gerçektende anne olunca anlayabiliyorsunuz. Hamileyken de müthiş şeyler hissediyorsunuz ama doğduğu anda sesini duyunca ve kucağınıza verdiklerinde kokusunu duyunca tüm dünyanızın o olduğunu anlıyorsunuz.

Hastaneye gitmeden herşeyimi hazırlamıştım benim ve bebeğin tüm ihtiyaç duyacağı esyaların olduğu hastane çantam, kapı süsü ve kendi yaptığım bebek şekerleri. Sancılar başlayınca gerçeklermi emin olmasamda hepsini yanımıza aldık, iyikide almışız:))

Bebek şekerlerimi birkaç çeşit yaptım, fotoğraf çerçevesi, not tutacağı, anahtarlık ve kovalar.
Bunları eurofloradan aldım. Tül ve kurdeleleri Eminönünden. Üzerinede yaptığım stickerlar.


30.10.10

2010 TRENDUS BLOG ÖDÜLLERİ

Aslında oy vermek için girmiştim siteye, sonrada neden ben de aday olmuyorum dedim.
2010'nun en iyi blogunu seciyorlar, en iyi olmadığımı biliyorum, ama bir iki oy almak bana iyi gelebilir:)

Desteklerinizi bekliyorum. Oy vermek için buraya tıklayın ve yarışmacılar arasından alfabetik sıralamada ilk sayfada blogumu bulun.



22.10.10

OFF BU ÇATLAK KORKUSU

37. hafta doldu. 8 aydır çok şükür çatlağım olmadı, ama şu etrafta dolanan, son ana kadar her an çatlayabilir soylentileri insana rahat nefes aldırmıyor. Doktorum çatlağın tamamen cilt gerginliğine bağlı olmadığını söyledi, bu da demek oluyor ki kullandğım ürünler bunu belli bir yere kadar engelleyebilir, çünkü onlar cildi nemlendirmek ve gerginliğini azaltmak için. Genetik yapımızla çok alakalıymış, yani annenizde çatlak varsa büyük ihtimalle sizde de olacaktır. Bu da demek oluyor ki ben de olacak çünkü çok ciddi çatlaklar var annemde. Ben de bunu bildiğimden extra önlemler alıyorum:) Ama genede işe yarayacak mı bilmem.


4. aydan beri Lierac Phytolastil kullanıyorum. Onun yanında yardımcı olarak The body Shoptan Shea Body Butter ve Badem yağı. Badem yağını body butterle karıştırıyorum, boylece sürümü daha kolay bir kıvamı olmus oluyor. Başlarda sabah ve akşam sürüyordum Son bir aydır, her bos kaldığımda. Çoğu hamile tüm hamilelğinde 3 tüp lierac bitirirken, ben ayda 3 tüp bitiriyorum, bol bol sürüyorum, çekince birdaha sürüyorum:) işimi şansa bırakmamaya çalışıyorum. Ayda 2 tane de body butter karışımı bitiyorum,
Diyeceğim o ki, eğer ben de çatlak olursa bu kremler hikaye, hem bu kadar düzenli, hem bu kadar bol sürüp yinede çatlıyorsa demek ki çatlaycağı varsa çatlıyor:(

haziran 2011 ve ben doğurdum oğlum 7 aylık. sonucu yazayım dedim
siz bu yazıyı daha yeni okuyorsanız işte sonuç, hiç çatlağım yok:)))

15.10.10

BEBEK ANI DEFTERİ


Yine dayanamadım yaptım:)

Herseferinde yok bunu yapmıycam satın alıcam geçicem desemde, dayanamıyorum, gönlüme göre de birşey bulamayınca oturup kendim yapıyorum. Böylesi ayrı bir haz oluyor tabi...
En son hastaneye ve eve ziayrete gelecek olan misafirlerin doldurması için bir defter yaptım.
Daha önce hiç defter kaplamamıştım, cok kolay da değildi ama sonuç içime sindi.
Önce D&R dan kalın kaplı bir defter aldım, sonra kareli kumas, bir de kağıt kesim stickerlar , malzemeler bu kadar.

Nasıl mı yaptım;
Önce defterin kabını ayırdım. Onu kumaşla kapladım sonra defteri yeni kaba silikonla tekrar yapıştırdım. Temiz görünmesi için kapağın iç kısmını mavi karton yapıştırdım (bu karton kapaktan defterin ilk sayfasına kadar yapıştırlmalı). İkisin arasına da defteri bağlamak için şerit yapıştırdım. Gerisi süsleme:)

14.10.10

GECELİK TELAŞI

Doğuma 1 ay kaldı, bu da bu ay içinde birgün her an doğurabilirim demek. Geçenlerde oldukça sancılandım, acaba doğuruyor muyum diye telaşlandım, o anda farkettimki hastane için hiç birşeyim hazır değil. Bebeğimin kıyafetleri yıkanmadı, hastane şekerleri alınmadı, geceliğimi birtürlü beğenip alamadım. Yanlış alarm olduğu anlaşılınca ilk işim bebişim kıyafetlerini yıkamak oldu. Sonra bebek şekerlerini aldım. Çeşit çeşit hemde:) bir günde oturup onları da yaptık. Onları da ayrı bir yazıda anlatırım.
Ama gecelik işi o kadar kolay olmadı. Heryere girdim. Çok güzel gecelikler, pijamalar var, oyshoda özellikle ama bunlar hastanede bebeği emzirmek için uygun değiller. İhtiyacım olan gecelik önden düğmeli olmalı. Böyle modellerde cok sıradanlar. Özel lahusa için yapılmıs gecelikler var, gelin görünki onlarda çok şatafatlı, satenler, danteller ve kurdelelerle süslenmişler. Hepsi babaanne işi gibi. Sordum hatta bunları kim giyiyor diye sonuçta doğum yapanlar ortalama benim yaşımda genç insanlar , nasıl olurda bize hitap eden gecelik olmaz.
Tabi aramaya devam. Bir arkadaşım Dagi'yi tavsiye etti. http://www.dagi.com.tr/ Lahusalar için ozel bir koleksiyonu var üstünde leylekli filan ama benim tam aradığım şey değildi.

işte o koleksiyondan bir örnek:
Mağaza gezmeye devam ettim, sonunda nispeten sade Kom bir gecelik-sabahlık takım beğendim. Hiç yoktan iyidir dedim. Birşey bulamazsam onu alırım diyerek çıktım. İyi ki aramaya devam etmişim, çünkü Sunsette istedğim gibi birşey buldum. Sunsetin gecelik markası Fionco'da düğmeli üzeinde uyuyan kedileri olan şeker bir gecelik ve sabahlık. Pijaması da var.

işte aldığım çokk şeker gecelik:) Artık hazırım....




9.10.10

TATLI-EKSI

Ben ekşiciyimdir, tatlıyı da severim ama secim yap deseler herzaman ekşyi secerim.
Tatlı çikolata herkes sever ben de tabi ama bir paket çikolatadan en fazla 2 ısırık alabilirim fazlası ağır gelir, kasık kasık Nutella yiyenlerden olmadım hiçbir zaman. Ama bir de şimdi gelin görün beni. Bu buyukler bir laf ediyosa var bir bildikleri:) " Ye ekşiyi çıkar Ayşeyi, ye tatlıyı çıkar Hakkıyı" diye kabaca bir tabir var meğer doğruymus. Ozellikle son aylarda. Allahım durduramıyorum kendimi. Sabah öğlen akşam her daim tatlı, Yemek mi yenecek önden tatlı sonra yemek. Eve çikolata dondurma istifledim. Önden topkek, sonra dondurma sonra yetmedi puding yapıp onu yemece, boyle giderse almadığım kiloları son ay alıcam galiba, ama umursamıyorum , canım istiyor yiyorum. Geçenlerde çikolatalı fondü yiyorum, meyveler bitti, sıcak çikolatayı diktim kafaya, anca yetti. Tatlıya susamışlık da zor işmiş, zaafı olanları anlamaya başladım, yeme demekle olmuyomuş... Bunlar nerden mi aklıma geldi aşağıdaki fotoğrafı gorunce bendeki değişimi fark ettim, bir paylaşayım dedim....



6.10.10

KAYRA İÇİN BABY SHOWER PARTİSİ



Daha önce sizlerle arkadaşlarımın baby shower organizasyonlarını paylaşmıştım, bu sefer ise sizlerle kendi baby shower partimi, KAYRA’nın partisini paylaşıcam. Hem de en ince detayına kadar:)
Parti tarihinin Ramazandan sonra olmasına karar verdik, 18 Eylül’de. Ben 3 hafta öncesinden başladım planlamaya. Mekan için Berrinin daveti üzerine, onların evinin bahçesini kullandık. Aslında bu partiyi adet olduğu üzere arkadaşlarım bana yapmak istiyordu, hatta süpriz olarak planlamaya başlamışlar bile ama ben herşeyde olduğu gibi burnumu sokmadan duramazdım, helede baby shower konusunda bu kadar deneyim sahibi olmusken:P
Önce konsepti belirledim, mavi olmasını istemiyordum bu yüzden sarıda karar kıldım, ama erkek bebeği de vurgulaması gerekiyordu o yuzden detaylara mavi ekledim. İlk iş davetiyeyi tasarladım. Çok şirin zürafalı bir davetiye oldu, aynı grafikleri baz alarak bebek şekerlerinin üzerine stikerlar yaptım. Süsleme için kartlara K A Y R A ve MOM TO BE yazdım. Partide oynanacak oyunları da aynı görsellerden yaptım.

Yağmur yağmasından çok korkuyordum ama şansıma yazdan kalma bir güneş partimin üzerinde parlıyordu, ve sanki herşeyi daha da güzel gösteriyordu.
Ben işin dekorasyon kısmıyla uğraşırken, arkadaşlarımda yemekler ve ikramlarla ilgilendiler. Görev dağılımıyla, tüm yemekler, pasta ve kurabiyeler halloldu. Hepsinin ellerine, emeklerine sağlık, çok uğraştılar benle:)
İşte günün fotoğrafları;

Davetiye yapım aşamasında ve asağıda bıtmıs hali..

Zürafalı davetiyem üstündeki mavi baby boy kurdelası Eminönünden, ustundeki kristal tas eşimden. Zarfı da tasarlayıp printerdan bastım, kesip katlayarak kızlarla yaptık.  Fotoğrafın alt kısmındakiler, Kurdelayla astığım yazı kartları. MOM TO BE - ve- KAYRA


Tasarladığım diğer seyler, kanepelre bayrak, şekerlere ve davetiyeye yapıstırmak için sticker...

 
İşte baby shower şekerimin bitmiş hali..



Bebek şekerini de kendim yapmak istedim, Eminönünden kutular, sarı kurdela ve süsler aldık.Arkadaşlarımın da yardımıyla kısa bir sürede şekerleri yaptık, İçlerini badem şekeriyle doldurduk. Eminönündeki bebek süslemesi çeşitliliğine inanamazsınız. Hastane süsleri, bebek şekerleri, parti süsleri insanın beyni sulanıyor. Karar vermesi daha da zorlaşıyor.





Organizasyon şirketinden beyaz sandalye ve masalar sipariş ettim, onları da aldığımız sarı tüllerle süsledik. Masanın üzerine consepte cok uyan sans eseri bulduğum, sarı cizgili runnerları ve ikeadan aldığım sarı fenerleri koyduk. (eşim her gördüğüm sarı şeye atladığım için sarı üniformalı ikea çalışanını gösterip “onu da alalım, tam istediğin renkte showerda lazım olur sana” diye dalga gecmeye başlamıştı)





Cup cake'ler yetenekli arkadaşım Görkemin elinden çıktı. Hem göze hem damağa hitap ediyorlar, çok lezetlilerdi..
Cup cace standını kendim yaptım:)

Paşabahçeden aldığım kavanozların içine şekerler marshmallowlar koydum, kağıt hunilerle isteyen istediği kadar alabildi..


İşte bayraklar ve kanepeler..





Anne ve Anneanne adayı:)






Kurabiyeleri ofis arkadaşlarım aldı, Burçinin Denemeleri 'nden. Renkler konsepte uygun hazırlandı, çok özenle hazırlanmışlar, herkes bayıldı. 




Saadet 'inhazırladığı bebek bezi pastası, çok hos bir supriz oldu, cnm benim usenmemiş elleriyle yapmıs ve konsepte uysun diye sarı yapmıs:)



Veeee kızların sectiği olağanüstü pastam:) Pastha 'dan alınmış.


Hediye faslı, Baby shower geleneği ve arkadaşlarımın ısrarı üzerine Mothercare'de ihtiyaç listesi hazırladım, Dileyenler ordan secip aldılar, böylelikle gelen hediyeler çook işime yaradı.

Aşağıda Pınarın fotoğraf çalışmaları, ben çok beğendim:)



Baby shower oyunları hazırladım, türkiyede hazır ve güzel bulmak cok zor, ben de kendim yaptım...




Ve mutlu bir günün sonu...